Kategori: Genel
-
Jüri Özel Ödülü mü?
Geçen yıl Myrina Öykü Yarışması’nda öyküm ödüle lâyık görülmüştü. 🫠 Gurbetin soğuk ikliminde ne de hoş gelmişti. Hâlâ salonda baş köşede duruyor bu güzellik. Şurada da durmasın mı? Yenileri de gelmesin mi? Gerçi biraz yarışmaların yorgunluğu olmuştu sonra. Bakalım 🙈
-
Bam Kemiği
Kolum kırıldıktan sonra alçının berisinden parmaklarımı büktükçe çeşitli sesler gelmeye başladı. Çıt, çıt, çıt. İçeride bir şeylerin iyileşmekte ancak değişmekte olduğunu biliyordum. Yıllar önce “Beynine Bir Kere Hava Değmeye Görsün,” diye bir kitap okumuştum. Beyin cerrahıydı kitabı yazan. Deriniz bir kere açıldığında ve içine hava girdiğinde bir daha eskisi gibi olamıyordunuz.Ben de eskisi gibi değilim.…
-
Vakti Gelen Hikâye
Annem, “Bir şey hayırlıysa çabucak olur,” derdi. Bu cümleyi cebime koyup uzun uzun yürüdüm yıllar boyu. Ne zaman bir yolu zorlasam, bir şeyin peşinde sanki o olmadan yaşayamayacakmışım gibi koşsam cebimi kurcaladım yine. Yıllar sonra bir kitapta benzer bir yazı görünce hemen sahiplendim onu. “Zamanı gelmiş bir fikirden daha güçlü bir şey yoktur.” Bu cümlenin…
-
Gitmenin En Güzel Hali
“Solda güneş yükseliyordu, güneye giderken.” Gitmenin en güzel hali buydu. Saatler geçip havadaki iyot miktarı arttıkça yol albümümden çıkan şarkılar da hücrelerimdeki baskıyı serbest bırakıyordu. Gittiğim yerler, kaldığım yerler değişse de duygular ve şarkılar hep aynıydı.Bırakıp gidince, çekip gidince, başını alıp gidince. Alışamayınca. Bir de Nazan Öncel çalınca, “Gidelim buralardan, dayanamıyorrrum,” derken o, “alışamıyorrummm” lar…
-
Maviş
Onu ilk elime tutuşturduklarında ne yapacağımı bilemedim. Çarpık çurpuk bişeydi. Ama hızlıca benimsiyor insan.Şu an henüz iki haftalık, altı hafta sonra kavuşacağız inşallah. Doktor mavi mi yoksa pembe mi diye sordu hatta, henüz erken değil mi, ne çabuk belli oldu? Ben de mavi dedim, ne bileyim içimden öyle geldi. Böyle herkes gibi şatafatlı bir operasyon…
-
Benim Can Kırıklarım
Kol kırılır, yen içinde kalır derler. Yen burada giysi anlamına geliyor. Yani kol kırılırsa giysi içinde kalır ve görünmez. (Aile içinde bir hadise olursa, bu aile içinde kalmalıdır, anlamında kullanılır.) Ben de bu sözün tam aksi olarak kolum kırıldığında ve alçıya sarıldığında “benim can kırıklarım var” diye bir post atmış bulundum. Pek çok mesaj aldım…
-
Karahindiba gibi hissetmek
Thames Nehri’ne karşı oturup resim yapan bir adam görmüştüm geçenlerde.Eskiden olsa hayranlıkla bakardım ona.Şimdi ise bir manzarayı yağlı boyayla duvarda görmekOlmayan bir olayı öyküleştirmekAcılardan, hüzünlerden, sevinçlerden şarkı yazmakVe şarkı söylemek biraz anlamsız geliyor. Oyun oynamak gibi,Çocuklar bile sıkılırlar bazen oynamaktan. Onun yerineBir çiçeğin adını düşünmekBir ağaçla uzunca bakışmakKedimle halıda yuvarlanmakHattaBulaşıkları toplamak daha iyi hissettiriyor. Oturup…
-
İç Ses (It’s Your Birthday)
Daha evvel de dediğim gibi ne kadar önemsemiyormuş gibi yapsam da önemsediğim ortada. Sevgili kendim, lütfen kabul et bunu artık, onca yıl geçirdin kendinle sonuçta!İçimdeki ses sürekli şöyle diyordu. “Hey, artık abartıyorsun, otuz beşten sonra bırakmalıydın!”, “Oldu olacak sırf doğum günün diye kıta değiştir, Amerika’ya git mesela!” İç sesim içimi okuyordu bildiğin. Boynumu büktüm ama…
-
Termodinamik ve Boğaz Manzarası
Bir süredir taşınmaya çalışıyorum. Bir nevi ÖSS’ye çalışmak gibi. Bir sürü ev görüp her detayı bildiğimizden emin olmaya çalıyoruz. Mesela evler aralarında ikiye ayrılır. Isıtma sistemi üçe. Böyle birçok yer gezip beğendiğimiz evleri listeleyip verdik emlakçıya ama garip bir şekilde ilk tercihimin çıkmasını istemiyorum. Onu annemin zoruyla seçmiştim. Şu İngiliz tarzı müstakil evi, biliyorum mantıklı…
-
Çavdar Tarlasında Çocuklar (Kitap Tanıtımı Denemesi)
Her yazarın baş ucu kitabım diye tanıtmasından sıkılmıştım ve şu çavdar tarlasındaki çocukların hikâyesi de neymiş diye sonunda okudum romanı. Olay çavdar tarlasında geçmiyor öncelikle. Ama ben bu kitabı küçük prensin çavdar tarlasında gezindiği bir kitap olarak hayal etmiştim en başında yalan yok. Dolayısıyla başarılı bir kitap adı seçimi gibi gelmedi bana, her ne kadar…