Kategori: Genel
-
Kırmızı Kazak
İngiltere’nin bu kırsalında kişi başına düşen park bir adet. En azından iki olsaydı arada bir manzaram değişirdi. Kuru otlar ve çocuksuz salıncaklar bulutlu gökyüzüyle birleşince bir sıkıntı basıyor ama kitap okumak için gerekli sükunet mevcut. Hoş, önümdeki kitap için çevre koşulları önemini yitirmiş durumda. Kırmızı Kazak’ı okumaya devam! İstesem bir haftada bitirirdim ama neden yapayım?…
-
Seramik Bakımı (Uyarı!)
Geçenlerde bin bir emekle yaptığım seramik saksımı yere düşürdüm ve ortadan ikiye ayrıldı. Görece daha küçük bazı parçalar da etrafa saçılmıştı; onları toplayıp bir poşete koydum.Sevdiğiniz bir şey bir kere kırıldığında pat diye çöpe atamıyorsunuz ama kırık parçaları da o poşetin içinde, vitrindeki bir gözde bir süre bekletebiliyorsunuz. Ancak o gözden ne zaman bir şey…
-
Bu Gece Son
Lise mezuniyetinde kimin aklına gelmişti üç yüz kadar mezunu bahçede toplayıp “Bu gece son” şarkısını söyletmek? “Biraz sonra bu kapıdan son kez çıkıp yine kendini vuracaksın yollara…” Mutlulukla hüznün çorbaya döndüğü mide acıtan bir andı, o anları bilirsiniz.Pasaport kuyruğuna hızlı geçiş geldiğinden beri o anın büyüsünü bozdular. Eskiden uzun zikzak kuyrukta polis memuruna doğru ilerlerken…
-
Akdeniz Akşamları
Arşivlerden eşimle benim üniversitede müzisyencilik oynadığımız bir video çıktı. Onun saçları uzun, beline varıyor, bense punk modasına öncülük ediyorum, saçlarım kısacık ve pembe. Elimizde gitarlar falan. Ankara’dayız.Yazımın tam da burasında kafası karışmış bazı tanıdıklar birbirine bakıyordur. Pembe saç mı? Punk mı? Ankara mı? İstanbul peki?Tamam uydurdum ama video gerçek ve türkü söylüyoruz, gitar da orada.…
-
Bu Deniz, Bu Gök ve Bu Taş
Yıllar evvel okuduğum bir haber vardı. Adamın dört çoçuğu olmuş ve isimleri şöyle: Ufuk, Tan, Doğan, Güneş. Şimdi bu isimleri birleştirip cümle haline getirin. İşte bu aklımdan çıkmıyor.Günün en güzel saatiydi. Ufukta deniz güneşe karışmıştı. Begonviller koyvermişti ancak hiçbir şey düşünemiyordum. Ne bir kitap okuyabiliyordum, ne de hayata dair kararlar alabiliyordum. Misal ufuktan doğan güneşi…
-
Fesleğenler
Kanada’da bir belediye ağaçlara yaşama hakkı vermiş. Doğduğu yerde serpilme hakkı da yasaya dahil. Bunu duyan saksıdaki fesleğenim bir süredir triplerde ama onu köklerinden alıp koparan ben değilim. Bugün şunu düşündüm. Bu evde kocam, ben, iki kedim de sevgili fesleğen hanımla aynı kaderi paylaşıyoruz. Bazen kedilerim için de kederleniyorum. Analarından babalarından kopmakla kalmadılar bir de…
-
Çoban Yıldızı
Facebook yine milattan önceki fotoğrafları önüme düşürdü. Bu seferki Yıldız’da okurken bahar şenliğinde çekilmiş bir fotoğraf. Birkaç arkadaş gondoldayız. İlk kez gondola binmiştim. Hatırlıyorum, arka fonda konser alanından Teoman’ın sesi geliyordu. “Şimdi ölmek istemem, daha bir kalbe dokunmadan..” Gondol alçalıp yükselmeye başladı. En son mertebeye ulaştığında kendimi Kurtuluş Savaşı’nda o ağır kağnıları taşıyan kadınlar gibi…
-
Bülbülü Öldürmek
Kırık bir kolun insana ne kadar ilham vereceğine şaşırırsınız. Gerçi tüm edebiyatın kırık kalpler üzerine inşa edildiğini düşünecek olursak buna çok şaşırmamak lazım. Kol da kalp gibi etten kandan bir organ ne de olsa. Üstelik kalbin kemiği bile yok. Kırılması daha şüpheli bana sorarsanız. (Ne kırıkmış be kardeş!)Sabredin, son iki hafta. Alçım çıktıktan sonra amma…
-
Bam Kemiği
Kolum kırıldıktan sonra alçının berisinden parmaklarımı büktükçe çeşitli sesler gelmeye başladı. Çıt, çıt, çıt. İçeride bir şeylerin iyileşmekte ancak değişmekte olduğunu biliyordum. Yıllar önce “Beynine Bir Kere Hava Değmeye Görsün,” diye bir kitap okumuştum. Beyin cerrahıydı kitabı yazan. Deriniz bir kere açıldığında ve içine hava girdiğinde bir daha eskisi gibi olamıyordunuz.Ben de eskisi gibi değilim.…
-
Vakti Gelen Hikâye
Annem, “Bir şey hayırlıysa çabucak olur,” derdi. Bu cümleyi cebime koyup uzun uzun yürüdüm yıllar boyu. Ne zaman bir yolu zorlasam, bir şeyin peşinde sanki o olmadan yaşayamayacakmışım gibi koşsam cebimi kurcaladım yine. Yıllar sonra bir kitapta benzer bir yazı görünce hemen sahiplendim onu. “Zamanı gelmiş bir fikirden daha güçlü bir şey yoktur.” Bu cümlenin…