Bu Gece Son

Lise mezuniyetinde kimin aklına gelmişti üç yüz kadar mezunu bahçede toplayıp “Bu gece son” şarkısını söyletmek? “Biraz sonra bu kapıdan son kez çıkıp yine kendini vuracaksın yollara…” Mutlulukla hüznün çorbaya döndüğü mide acıtan bir andı, o anları bilirsiniz.
Pasaport kuyruğuna hızlı geçiş geldiğinden beri o anın büyüsünü bozdular. Eskiden uzun zikzak kuyrukta polis memuruna doğru ilerlerken her dönüşte dönüp ardımda bıraktıklarıma baktığımda mutlaka bir hıçkırık kondururdum boğazıma. Şimdi bir alete pasaportunu okutuyorsun ve şak diye öbür taraftasın. (Zaten adam gibi hüzünlerimiz sayılıydı, onu da almasaydınız memur bey!)
Yine de uçak kalktığında ardınızda kalan diğer hayatınıza bakarken aynı melankoliye girebilirsiniz. Ancak koca uçak size klostrofobik bir etki yapabilir, bu yüzden memleket ziyaretlerinden yalnız dönmemeye çalışın.
Şimdi ki memleket ziyaretleri yazın o mide ağrıtan güzelliğiyle harmanlanıyor iyice. Hele yaz tatilinin son günü. Muhteşem zamanlar geçirmiş, oteldeki sabah kahvaltılarını uzattıkça uzatmış, hatta demliği boşaltmış, kumsalda şemsiyeci amcayla, marketteki twister buzlu dondurmayla kanka olmuşsunuzdur. Siz artık o tatil beldesindeki dağın, suyun, gökyüzünün bir parçası gibisinizdir. Kim beyaz yakaymış, bilgisayarın şifresi mi varmış modundasınızdır. Ancak son gecenin sabahında bir duygu gelir. O güzelim güne son kez bitmeyecek gibi uyanmanın hüznü. Bir gün daha kalmanın vedayı seyreltmeyeceğini, hatta nahoş bir tad yaratacağını bilirsiniz. Ama aklınızı kurcalar durur o soru: Son bir defa?
En sonki İstanbul ziyaretimde Kadıköy’deki lisemin önünden geçerken demir kapının önünde bekleyip bahçedeki kuru otları izlemiştim bir süre. Lise mezuniyetinde hepsi yemyeşildi. O şarkıyı söyledikten sonra herkes o yeşil çimenlerin üzerinde birbiriyle vedalaşmıştı. Bazı arkadaşlarımıza incecik sarılmıştık nasıl olsa yine görüşürüz diyerek. Bir kısmıyla son kez kucaklaştığımızı nereden bilebilirdik. Ya da o duvarların ardında aynı duyguları bulamayacağımızı.
O kapıyı kapatıp sonsuza kadar kalamazdık o bahçede. Gitmek de bir zaruriyetti; son günleri bir kesik gibi hafızaya iliştirmek karşılığında.


Posted

in

by

Tags:

Comments

Yorum bırakın