Fesleğenler

Kanada’da bir belediye ağaçlara yaşama hakkı vermiş. Doğduğu yerde serpilme hakkı da yasaya dahil. Bunu duyan saksıdaki fesleğenim bir süredir triplerde ama onu köklerinden alıp koparan ben değilim.
Bugün şunu düşündüm. Bu evde kocam, ben, iki kedim de sevgili fesleğen hanımla aynı kaderi paylaşıyoruz. Bazen kedilerim için de kederleniyorum. Analarından babalarından kopmakla kalmadılar bir de ülkelerinden oldular. En azından bizim rızamız vardı kalkıp buraya gelmek için. Ki ben de buradaki huzuru, tuğlalı müstakil evleri ve geniş parkları çok sevsem de bazen kendimi denize yakın sıcak bir Ege kasabasında hayal ediyorum. İleride bir gün önemli biri olursam muhtemelen şöyle diyecekler ardımdan: Hayatının falanca yılarını İngiltere’ nin küçük bir kasabasında geçiren T.A. ülkesine geri döndü. Son yıllarını Fethiye’de deniz kenarındaki müstakil evinde geçirdi.
Daha neler!
Daha neler demeyin bir gün önemli biri olmam mümkün değilmiş gibi. Belki de Ölüdeniz’ in belediye başkanı olacağım. Özlem Tekin bile rock starlığı gözünü kırpmadan bir kenara attı bu yüzden.
Her neyse. Gece otuz dereceydi buralar. Avrupa gerçekten de cayır cayır yanıyor. Uyku tutmayınca kalkıp Deniz Göktaş’ın son stand upı Ölü Deniz’i izledim. Henüz yasaklanmamışken izlemenizi tavsiye ederim. Gerçi dinledikten sonra TR’deyseniz kaçıp gitme isteği gelebilir. Ama gurbetteyken ülkeye dönüp tüm fesleğenlere sarılma isteği yükleniyor.
İyi geceler.
Ve günaydın da.


Posted

in

by

Tags:

Comments

Yorum bırakın