Benim Can Kırıklarım


Kol kırılır, yen içinde kalır derler. Yen burada giysi anlamına geliyor. Yani kol kırılırsa giysi içinde kalır ve görünmez. Aile içinde bir hadise olursa, bu aile içinde kalmalıdır, anlamına da kullanılır. Ben de bu sözün tam aksi olarak kolum kırıldığında ve alçıya sarıldığında “benim can kırıklarım var” diye bir post atmış bulundum. Yakın arkadaşlarıma ve aileme sürpriz yaparım diye düşünmüştüm.Tabii muhtemelen ultrasonda çekilmiş bir bebek resmi onlara daha cazip gelebilirdi.
Bu post benim için de bir sosyal deney gibi oldu; pek çok mesaj aldım akabinde ve bunların çoğunluğu uzun zamandır konuşmadığım, herhangi bir postuma yorum ya da like atmayan arkadaşlar ve tanıdıklardı. Bir yandan mutlu oldum ama bir yandan da cenaze evinde herkese “geldiğiniz için sağ olun, Allah razı olsun,” diyerek zar zor gülümseyen o insan gibi hissettim kendimi. Hani herkes gitse de acımı yaşasam gibi bir noktaya geldim. Yine de o kara günde orada bulunmayanların listesini üşenmeden yaptım. 🙂
Koluma gelince nedense gerçek bir kırığım varmış gibi hissetmiyorum, çünkü kolum kırılmış ama tüm kemikler yerli yerinde. Dolayısıyla toplumun bu ilgisini hak ettiğimi düşünmüyorum.
Ama yaşadıklarımdan asla pişman değilim.En azından çocukluğumdan beri süregelen bir merakım giderildi: Banyoda kaymak, kolun kırılması. Bayılmak konusundaki merakımı da geçen yıl elimde derin bir kesik oluşunca gidermiştim.Kan görme korkum olduğunu da o zaman idrak etmiştim.Gerçi Spartacus’un yarısını gözlerim kapalı izlemiş olmamdan anlamam gerekirdi. Neyse. Sırada yaralanarak ölmek, camdan düşmek vardı tövbe estağfurullah, iç sesim sus!

Hep goygoy yapacak değiliz ya. Biraz da çıkarımlar yapalım, öyle değil mi? Sonuçta banyoda kayıp düşmek o kadar hoş bir aktivite değildi.
Bakınız, demek ki insanlar bir yara, bir acı söz konusu olduğunda sizinle kolayca iletişime geçiyorlar-bir toplum refleksi olsa da- yani ilgi beklediğinizde kolunuzu alçıya sarıp post atabilir ve yalnızlığınızı az da olsa giderebilirsiniz. Hatta DM’den yazarsanız işim bittiğinde alçımı sizinle paylaşabilirim.

Bu kol kırığı üstüne kitap yazabilirim evet, ancak kabul edersiniz ki durumum pek de elverişli değil şu an. Yine de bu anlattıklarımı yazıya dönüştüren teknolojik imkanlara, son çıkan yazıyı bu konuda tamamen tecrübesiz olmasına rağmen gayet iyi editleyen sol elime teşekkürü bir borç bilirim. Ve hakkında yeterince malzeme çıkarabilirsem, -alçım çıkana kadar- bir sonraki yazımı da içten içe zaten hep sempati duyduğum
ve hak ettiği yerde olmadığını düşündüğüm sol koluma ithaf edeceğimden şüphe duymayınız. (Hayır, siyasi bir mesaj vermiyorum)
Size gelince, bu gülmecenin arkasında ağrı kesicilerin ve geceleri uyutmayan bir sızının olduğunu bilir ve hakkımda “kolu kırıldığında bile yazmaktan vazgeçmemişti” diye konuşursanız (ben yaralanarak ölmeden mümkünse) bir nebze olsun acılarımı dindirebilirsiniz.

Sevgiler.


Posted

in

by

Tags:

Comments

“Benim Can Kırıklarım” öğesine 2 yanıt

  1. Fusun Esen Avatar

    Geçmiş olsun :((((

    Liked by 1 kişi

    1. tulayakpnrr Avatar

      Teşekkür ederim 🤕

      Beğen

tulayakpnrr için bir cevap yazın Cevabı iptal et