Robin

Muhabbet kitabını okumaya devam. İlk hevesim artık yok. Ama bitirmeye kararlıyım. Sohbet eder gibi o gün pişirdiği yemeği bile mektuplarında anlatan baş karakter, Sybil, zaman zaman – çoğu zaman!- gerçekçi gelmese de. Mektup deyince daha derin konulara değinilmeli gibi geliyor ya da Sybil telefonuna whatsapp yüklemeli artık.
Bu arada burada kış baş gösterdi. Havalar dokuz dereceye kadar indi. Halloween devam ederken Noel süslemeleri de mağazalarda yerini aldı. Noel’in bu kadar hızlı gelmesi şaşırtıcı. Ama en azından İngiltere’nin karanlık havasını çekilir kılacak yine. Sonra şubat gelecek, mart ve bahar. Göz kapayıp açıncaya kadar yaz gelecek gibi hissediyorum.
Mağazaları gezerken fark ettim ki Noel’in simgesi olan -yeni bilgi- robin kuşları da tezgahlarda yerini almış. Muhabbet kitabının kapağındaki kuş da o imiş. Yalnız gezen ama birçok kuşun sustuğu kış döneminde bile şarkı söyleyen bir kuşmuş. Peki yalnızlığı tercih eden bir kuş neden şarkı söylüyor olabilir?
Biraz araştırdım, edebiyatta da ölüm ve teselliyi simgeliyorlarmış. Özellikle kaybettikleri yakınlarını özleyen insanlar, karşılarına çıkan robinleri o kişinin hatırasının veya manevi varlığının bir işareti olarak yorumlayabiliyormuş. Belki de acıya ortak olan bu canlılar zorlu kış şartlarında şarkılarıyla bizi teselli ediyorlardır. Bu kış kulaklarımı dört açacağım.
Bir de Viktorya döneminde postacılara robin deniliyormuş, Muhabbet‘in kapağında robin kuşlarının olmasının sebebi de bu olmalı. Bakın demek ki biraz merak edince neler neler öğreniyor insan.
İyi geceler.


Posted

in

by

Tags:

Comments

Bir Cevap Yazın