İngiltere’nin bu kırsalında kişi başına düşen park bir adet. En azından iki olsaydı arada bir manzaram değişirdi. Kuru otlar ve çocuksuz salıncaklar bulutlu gökyüzüyle birleşince bir sıkıntı basıyor ama kitap okumak için gerekli sükunet mevcut. Hoş, önümdeki kitap için çevre koşulları önemini yitirmiş durumda. Kırmızı Kazak’ı okumaya devam! İstesem bir haftada bitirirdim ama neden yapayım? Dolapta bekleyen son pasta dilimi gibi özenle tüketiyorum her bir denemeyi. Vitaminler gibi her gün alınmalı ama mutlaka! Kaliteli bir hayat için şart. Ama her vitamin gibi bir süre sonra dozajı arttırmak gerekecek elbet. Bir yerlerde karşılaşıp birşeyler içerken muhabbet etmek gerekecek yazarla! Yazmaktan, çocukluktan, kadın olmaktan, gurbetten, Beşiktaş’tan, “başka şehirler ve başka kıtalar”dan bahsetmek gerekecek. (Evrene mesajım iletilmiştir.)

Yorum bırakın