Maviş

Onu ilk elime tutuşturduklarında ne yapacağımı bilemedim. Çarpık çurpuk bişeydi. Ama hızlıca benimsiyor insan.
Şu an henüz iki haftalık, altı hafta sonra kavuşacağız inşallah. Doktor mavi mi yoksa pembe mi diye sordu hatta, henüz erken değil mi, ne çabuk belli oldu? Ben de mavi dedim, ne bileyim içimden öyle geldi. Böyle herkes gibi şatafatlı bir operasyon istemedik, onlar da döner gibi sarıp verdiler elimize mavişi.
Tabi eşimin bundan haberi yoktu. Röntgen görüntülerini hemen aldım ve onunla paylaştım. O kadar duygulandı ki ağlayıp durdu. O ağlama videolarını da ayrıca paylaşırım.
İnsanlar daha önce beni uyarmışlardı ama bu kadarını beklemiyordum. Şimdiden uykusuzluk baş gösterdi. Sürekli ilgi bekleyen birşey koynunuzda. Başka sorular da kafamı karıştırmaya başladı. Ya tekrar kırılırsa? Onu hayata nasıl özgürce bırakabileceğim yeniden? Kolumu. Bu saatten sonra nasıl git sen çay koy, git çamaşır as diyebileceğim. Gerçekten bu büyük bir sorumlulukmuş.

Yine de iyi şeylerden de bahsetmeli. Evet, müthiş bir acı yaşıyorsunuz önce, ama her şey bittiğinde ve kolunuz alçıya alındığında, onu kucağınızda öylece gördüğünüzde maviş maviş, bu his her şeye bedel diyorsunuz. Bir yanınız paramparça ama siz sanki ilk defa tamamlanmışsınız gibi.
Otuz beş yaşından sonra vücudun bunu kaldırması daha zor olur derler. Ama inanın ben hiçbir zorluk yaşamadım. Dolayısıyla asla yaşınızdan dolayı tereddüt etmeyin. Ve gerçekten istiyorsanız hiçbir zaman geç değildir


Posted

in

by

Tags:

Comments

Yorum bırakın