Bir süredir taşınmaya çalışıyorum. Bir nevi ÖSS’ye çalışmak gibi. Bir sürü ev görüp her detayı bildiğimizden emin olmaya çalıyoruz. Mesela evler aralarında ikiye ayrılır. Isıtma sistemi üçe. Böyle birçok yer gezip beğendiğimiz evleri listeleyip verdik emlakçıya ama garip bir şekilde ilk tercihimin çıkmasını istemiyorum. Onu annemin zoruyla seçmiştim. Şu İngiliz tarzı müstakil evi, biliyorum mantıklı bir tercih olabilir ama benim gözüm hep yükseklerde. Aklımda hep onuncu kattaki o apartman dairesi var. Balkonundan inanmayacaksınız ama Boğaz görünüyor. Açıklayacağım.
İngiltere’nin orta yerinde oturduğumuzu demiş miydim? Türkiye’nin Ankara’sı neyse burası da o. Neyseki yapay göller yok çok şükür, nehirler fora. Peki nasıl oluyor da buradan Boğaz görünebilir, yani Çınaraltı’ndan Boğaz görünüyor gibi, karşıda Bebek falan olabilir? Olabiliyormuş, ben de çok şaşırdım ama bir açıklaması var.
Bildiğiniz gibi haritada İngiltere bayağı kuzeyinde kalıyor Türkiye’nin. Böylece güneye doğru bakınca Türkiye’yi görebiliyorsunuz. Şimdi sen bizi aptal mı sanıyorsun diyeceksiniz. Öyle olsa biz de güneye baksak hep duman görürdük, bombalar falan diyeceksiniz. Ama belki de bakmıyorsunuz, işinize gelmiyor ya da dumandan bişi görünmüyor gerçekten de.
Şimdi burada fizik dersi veriyor gibi olacağım biraz, bu arada mühendis olduğum için bana güvenebilirsiniz, termodinamiğim falan hep A’ydı üniversitede. Termodinamiğin 0. yasası şöyle söylüyor: Eğer A cismi B ile, B de C ile dengedeyse, A ile C de dengededir. Yani A İngiltere, B bensem, C de İstanbul ise, ben İngiltere ile dengedeysem yani her şey yolundaysa, işim gücüm kafamı koyacağım bir evim varsa ama köklerim de İstanbul’daysa yani, hâlâ onunla da dengedeysem; A ile C, yani İngiltere ile İstanbul da dengededir ve bir şekilde bir aradadır. Nasıl yani dediğinizi duyar gibiyim. Boğaz manzarasını görmekle alakası ne bunun? Bir saniye bekleyin.
Termodinamiğin ikinci yasası da şöyle der. Isı sıcaktan soğuğa akar. Boğaz her zaman daha sıcaktır bu köhne İngiliz kasabasından öyle değil mi? Buna kimsenin itiraz edeceğini sanmam. Çok detaya girmeyeyim ama bu yasaya göre Boğaz görüntüsü ısı ve ışınlar etkisiyle güneyden kuzeye taşınabiliyor. Bir tür ışık yanılsaması gibi düşünün. Ama gördüğünüz gerçek. Şimdi Cem Yılmaz gibi “Zeki Müren de bizi görebilecek mi” dediğinizi duyar gibiyim. Maalesef bunu sağlayabilecek beşinci bir yasa yok. Ama siz belki dikkatlice bakarsanız ve aileniz Çamlıca Korusu’na çıkarsa onlara el sallayabilirsiniz. Bir de şöyle düşünün aynada kendinizi görüyorsunuz ama aslında karşınızda dikilmiyorsunuz değil mi?
İnsan büyüdükçe tuhaf şeyleri kolayca kabul edebiliyor. Ama siz, tüm bu anlattıklarıma inanmadıysanız henüz büyümemiş olabilirsiniz.Yani sonuçta ben bir gece rüyamda Boğaz’ı görüp de termodinamiği baştan yazmış olamam değil mi?

Yorum bırakın