Emojiler hakkında bir konuyu açıklığa kavuşturalım. Şu gülen surat, üzgün, ağlayan surat emojileri. Çok yükleniyoruz onlara bence, onları salmalıyız artık, duygularımızın sorumluluğunu almalıyız.
Mesela bir inşallah demektense daha kolay geliyor bazen iki elin kavuştuğu o emoji. Bu ve benzeri kelimeler pek de havalı değil artık. Amin, inşallah demek çok demode. Teşekkür etmek falan.
Bazen de sadece bir maske gibiler. O gülen suratları kullanınca herkes ne kadar da dost canlısı. Emojisiz soru sormak, yorum yapmak unutuldu artık. Çok sıkıldım hepsinden. Hele kollarını açarak sarılmak isteyen o surat yok mu? Vıcık vıcık. İnsan herkese sarılabilir mi habire? Git biraz kendine sarıl. Ben şahsen yapıyorum bazen, iyi geliyor. Yine de kedimin kendim yerine bana sarılabilmesini tercih ederdim tabii ki.
Sadece düz gülümseme kullan ya da, en güzeli. O abartmadan gülümseyen yok mu? 🙂 Biraz ardında hüzün de var sanki değil mi? Az evvel ağlamış da zoraki gülümsüyor gibi. Çok hayatın içinden, diğerlerine nazaran daha samimi bence yine de. Biraz şüpheli bir tarafı da var, “hadi dediğin gibi olsun,” deyip bıyık altından gülüyor.
Sıradan şeylere kocaman kahkahalar bırakmak ise yetti artık dedirtiyor. Oysa somurtuyorsun aslında o sırada. Hoş, hayat bu, bazen o emojinin bizim yerimize gülmesine de muhtaç bırakıyor. Ama üzgünsen de “şu an ağlıyorum,” yaz demiyorum. Böyle deyince instagramda tramvalarını paylaşırken ağlayan influencerlar aklıma geldi. Kamerayı kapatıp reklam bekleyenler. Soylarının tükenmesini acilen bekliyorum.
Amaan bırakalım gitsin şu saçmalıkları.İnsanların yavaş yavaş sosyal medya detoksu yapmaya başladığı bu dönemde emoji detoksu da yapabilir miyiz? Kendimiz olabilir miyiz? Birbirimize karşı daha dürüst olabilir miyiz? Kelimelerimizin arkasında durabilir miyiz?
Bence sigarayı bırakmaktan daha kolay.
Bugün diyeceklerim de bu kadar.
Yorum bırakın